|
ALAADDİN KEYKUBADIN ULU RÜYASI
Anadolu topraklarını vatan yapma ve İslamın sesini bu topraklarda duyurma uğruna canla baş-la mücadele veren yiğit yapılı sert bakışlı cesur komutan Sultan Alaaddin Keykubad bir sabah gördüğü garip bir rüya ile uyandı. Hemen doğu-nun yetiştirdiği en büyük alimlerden biri olan Mevlana Celaleddini Rumi nin babası Sultanül Ulema lakabıyla şöhret bulan Bahaeddin-i Veled e giderek ;
- Ey Sultanül Ulema, gece rüyamda başımın altun, sinemin gümüş, göbeğimden aşağının ta-mamıyla bakır olduğunu gördüm, dedi.
Sultan-ül Ulema ;
- Sen dünyada kaldıkça senin zamanında dün-ya halkı huzur içinde kalacak;altun gibi kıymetli ve halis olacaktır. Senden sonra evlatlarının zamanı gümüş derecesine düşecek , torunlarının devri de bakır gibi olacaktır. Saltanat üçüncü batına eri-şince halk birbirine düşecek, vefa ve şevkat kal-mayacak; dördüncü ve beşinci batında Anadolu tamamıyla harap olacak, Selçuklu hanedanı zeval bulacak , dünya nizamı kalmayacak ; küçük insanlar büyük mevkilere oturacak , mühim işler aşağı kim-selerin eline düşecektir dedi.
Bu tabiri dinleyen Sultan ve yanındakiler feryat ettiler.
|
|
|
|
|
|
|
SATUK BUĞRA HANIN RÜYASI
İlk Müslüman Türk Devletlerinden biri olan Karahanlılar ın Hakanı Satuk Buğra han, bir gece rüyasında nur yüzlü pirivani bir adamın kendisine gelerek ;
- Müslüman ol ! Dünya ve ahrette saadete ulaş, kurtul dedi. Bu sözlerle yataktan kalkan Satuk Buğra , bir kaç gün sonra Buhara dan gelen kafi-lenin ne getirdiğini görmek için Artuc a gitti. Bu-ranın valisi Samani, Satuk Buğrayı karşılayarak , izzet ikramda bulundu. Öğle vakti olunca Müslü-manlar namazlarını eda etmek için kalktılar. Satuk Buğra namaz kılanları uzaktan izlemeye başladı. Namaz eda edildikten sonra Satuk Buğra vali Sa-mani ye ;
- Sizlerin yaptığı bu şey nedir ? diye sordu.
Vali Samani ;
- Bize gece ve gündüz beş vakit namaz farz kılınmıştır , dedi.
Satuk Buğra da ;
- Bunu size kim farz kıldı ? dedi.
Vali Nasr es- Samani, Allah ı yüksek sıfatlarıyla anlatıp , Peygamberimizin sünnetinden uzun uzun bahsetti. Anlatılanları pür dikkat dinleyen Satuk Buğra Han;
- Allah ibadete ne kadar layık, Bu peygamber ne kadar doğru söylemiş . Uyulmaya ne kadar da layık . Bu din ne kadar güzel bir din , kabul edil-mesi ne kadar münasip dedikten sonra , Allah a ve Muhammed Peygambere iman etti ve orada ordu-suyla birlikte İslamiyeti kabul etti.
Bu ulu rüyalar Türk - İslam Tarihinde devam edecek , şanlı tarihimizin ihtişamını süsleyecek-lerdir.
|
|